bettah.

sonsuza kadar, üzümlü krallık’ta yaşamak fikri de güzel ama sanırım diğer hayallerimiz için, bir şekilde tekrar ayağa kalkmalıyım. zaten krallığımızın da bir ismi var artık:

“üzümlü krallık”

çocuk kalpli

hala süper olmuş değilim ama hastalığın en korkutucu haftasını, sanırım atlatmış bulunmaktayım. rüyalarımda üzümlü kekimin kucağında uyuyarak, elinden tutarak atlattım bu haftayı. krallığımıza bir isim bile bulduk. muhtemelen bir bayrağımız da olur. bu sabah şunu farkettim: biz, aslında hayallerimden daha bile güzeldik. o halde hayal kurmanın hiçbir sakıncası yoktu.

rüyada böyleyken, uyandığımda gerçek hayatta da üzümlü kekimin instagram hikayelerinin tadını çıkarıyordum. bayram ediyorum. instagram’ını public yaptığından beri, her paylaştığı hikayesinde, ondan mesaj almışım gibi seviniyorum. kendi gene bu kadar paylaşmaz da, çevresindeki insanlar binbir muzurluk peşinde üzümlü kekimin. onlardan biri, photoshop ile üzümlü kekin kafasını, bir partide eğlenen birinin kafasına geçirmiş. görünce hem güldüm, hem benim niye böyle gerizekalı arkadaşlarım yok diye sordum kendime. sonra hiç arkadaşım olmadığını farkettim. becca var sadece. o da daha çok annem gibi.

aslında bugünün adı, kocaman bir “yıkandım”. 1 haftadır yıkanmıyordum. ateşim vardı, üşüdüğümden de yatağımı terketmiyordum. koku alma duyum da yok tabi. yoksa 1 günden fazla bile yapamam böyle bir şeyi. eşim bugün, ya duşa girersin ya da duşa taşır, üzerindeki kıyafetlerle yıkarım seni diye geldi. atarım duşa, ağlata ağlata sabunlarım seni şeklinde tehdit etti. böyle bir şeyi gerçekten yapacağını bildiğimden kaderime razı geldim. duştan çıkınca da odama sokmadı. temizleyeceğim diye aşağıdaki koltukta yatırdı bir süre beni. eşim ve temizlik. annemden kaçarken buna yakalandım. 5 saat temizledi odamı. zaten virüs varsa, bu kadar ilgiye dayanamamıştır, bırakın beni gideyim demiştir, kendi rızasıyla terketmiştir odamı.

ama süprizi varmış. hikayenin sonu mutlu bitti:

“çocuk kalpli biri için, yeni bir pijamanın ve oyuncağın değiştiremeceği hiçbir şey yoktur”

eşim hem oyuncak hem de pijama almıştı bu sefer. tişört ayıcıklıydı hem de. (üzerimde şu an) oyuncağı da evimin kapısına asardım ama şansıma çok soğuk ve rüzgarlı bir hava var dışarıda bugün. birkaç gün bekleyecek sanırım. şimdilik odamın kapısında duruyor.

bunu beğendiğimi söylemiştim ona. bir tane kapı süsü vardı, kayak takımlıydı, tam alacaktım becca aradı diye anlatmıştım. gidip bulmuş. sabah da yazmıştım, michigan’daki kışı, tek çekilebilir kılan şey, noel diye. umarım birkaç gün içerisinde kendimi daha iyi hissedip, hem noel ağacımı keseceğim, hem de oyuncaklarımı depodan çıkaracağım. hiçbirini yaptırmıyorum eşime. çünkü tüm yıl bunu bekliyorum. ağacı bile kestirmedim. gidip en cılız ağacı getirir bana. neyse, yakın zaman planlarım:

  1. yemek ye.
  2. noel kutlamaya başla.
  3. arkadaş bul.

uzun zamanda ise, hep hayal kur ve üzümlü kek’e inancını asla kaybetme.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.