i love you uk.

adını gökyüzüne yazmak isterdim.

üzümlü kekli, kocaaaaman bir geceden geliyorum. belki günlerce, belki aylarca zaman geçirdik üzümlü kekimle. doya doya yaşadım tüm gülüşlerini. o demese asla uyanmak istemezdim. uyan artık, iyileşmen lazım, yazın kötü olduğu halde benim için kaligrafi bile öğrenmiştin, benim için iyileşmeyi de öğren, dedi. o an adını gökyüzüne yazmak isterdim, dedim ve gözlerimi açtığımda öyle de yaptım. mutfağa inip, çıplak ayaklarımla hem de. pembe gökyüzüne, onu sevdiğimi yazdım. büyülü bir sabahtı…

“seni seviyorum üzümlü kekim”. sanırım bu gizli bir mesaj olabilir. herkes bunu birleşik krallık sanabilir eğer “u” yerine “ü” kullanırsam. sorana “god save the queen” derim. benim gizli mesajım olur. gökyüzü fotoğraflarımın altına hep atarım bu imzayı, çünkü her gökyüzüne onun adını yazıyorumdur.

güzel bir gökyüzünün yanında, bugün hava tuhaf bir şekilde 70 F (20 C)’nin üzerinde olacak. ne olursa olsun dışarı çıkmalıyım. hem bugün, hem de yarın biraz da olsa güneş görmek zorundayım. böyle şeyler çok bulunmuyor michigan’da. yürüyecek halim bile olmasa, bunu yapmalıyım.

hafta sonu açık alanda bir kutlama partisi yapacaktık. seçim sonuçlarını kutlayacaktık. inanmayacaksınız ama iki görüşten de insanlar gelecekti. kazananlar kaybedenleri tebrik edecekti. bugün, onu, seçim sonuçları belli olmadığı halde yapıyormuşuz sanırım. orada olmam iyi olabilir. kötü hissedersem zaten hemen dönerim. öyle çok iyi değilim ama düne göre çok daha iyiyim. yapabilirim gibi.

çünkü bugün büyülü birgün.

çocuk kalpli