“hayır 6.30’da yatılacak”

gün itibarı ile izmir’le tüm medikal işimi tamamlamış durumdayım. sabah, son antikor testimi yaptırdım. iğne batmasından korkan çocuklara taç takıyorlarmış, iğne batırmadan önce yüzüm düşünce bana da taktılar. böyle güzel insanlara denk gelmek beni öyle mutlu ediyor ki, birkaç sokak taktım tacı.

izmir’deki dokturumla da son kez konuştum. ABD’ye dönünce düşük doz antipsikotik olmaya devam edeceğim ne yazık ki. bundan sonraki zor durum sakinleşticim ise nörodol. yeşil reçete sonsuza kadar hayatımdan çıkmış bulunmakta. epilepsi nöbetlerinden kurtulmanın tıbbi şartları bu, bir de üzümlü kekin, order listi söz konusu. beni, asıl kurtuluşa ise bu götürecek bence. hem kışın erken yatmak hiç problem olmuyor zaten. gerçi kış gelince 6.30 olacak demişti ama kışı bile beklemeden “hayır 6.30’da yatılacak” dediğini şimdiden duyarmış gibiyim.

güneş her 11 yılda bir güneş döngüsü adı verilen dönemlere giriyor. bu yüzden 11 yıl önce yaşadığım o mutlu yılı yeniden yaşayacağımı düşünmüştüm. bu olmadı ama o yıl aynı zamanda büyük bir değişimin başlangıcıydı benim için. işte bu oldu bence. daha da devam ediyor. üzümlü kekimi dinlersem her şey yoluna girecek.

yine de bunun dışında, bu yazı bir ömür hatırlamak istemiyorum. kendi doktoruma bilinçaltı temizliği için birisi ile iletişime geçtiğimi söyledim. kızdı. ben sana doktora git dedim, herhangi birine değil, dedi. ona göre çok komplikeyim, bu işin sadece kursunu, eğitimini gören birinin elinde kalabilirim. psikiyatrist önerdi ama önerdiğini psikiyatrist ile konuştuğumda bu işin öyle küçük bir zamanda olamayacağını anladık. kışın 1-2 ay gelirsen yardımcı olabilirim, dedi. ABD’de yaptırayım dedim, ingilizce olarak olmuyormuş. çünkü ingilizce bilmediğim zamanlarda sıkışıp kalabilirmişim. gerçi daha önce hipnoterapi gibi kötü bir deneyimim var ama benim bu beyrut patlamasını bilincimden kaldırmam lazım. şekilleniyor kabus, şekillendikçe bana verdiği sıkıntı artıyor.

ama ona asla kötü hissettirmeyeceğim. bu 3.05’imi hatırladım dün rüyamda onunlayken. bugüne kadar hep o benim küçüklüğüme inmişti, bu sefer ben yukarı çıktım.

asla olmasını istemiyorum ama emimim; yine üzülürüz, yine kızarsın bana, belki küsersin de birkaç saat ama bu sefer ne olursa olsun uyumadan barışırız. yanındaysam sarılırım, değilsem sarılmış hissettirene kadar seninle olmaya çalışırım. ne olursa olsun, artık kafanı, o yastığa üzgün koydurmam. senin, benim için, büyümeyen çocuk bir yanın olacaksa, benim de senin için büyümek zorunda kalan bir yanım olmalı…

hep ben koyardım kafamı kucağına, beni sevmesini beklerdim. bu sefer ben aldım onu kucağıma. gerçek hayatta söz verdiğim tüm yaralarını öptüm ve ben her zaman burdayım, bize hiçbir şey olmayacak, dedim. çok mutlu oldu üzümlü kekim. onu rüyamda bile mutlu görmek, o kadar güzel bir duyguydu ki…

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.