3 gün.

gün 6. ege üniversitesi hastanesi psikiyatri bölümünde, elimde telefon, gözlerimde yaşlar, hala üzümlü kekimden iyi bir haber bekliyorum. ortak arkadaşımızı gece gündüz rahatsız ediyorum bunun için. haber yok hala ama şunu biliyorum; iyi olsaydı çoktan paylaşmıştı fotoğrafla.

tek iyi haber doktorumla annemsiz konuşabiliyorum. ilk annem girip bendeki semptomları anlatıyor, sonra ben girip derdimi. beni tedavi eden hocama, her şeyi hüngür hüngür ağlayarak anlatıyorum. büyük talihsizlik olarak yorumluyor. tam bir şeyleri yoluna sokuyorduk, çok talihsiz oldu, diyor. 3 gün dinlenme ve benzo yazıyorum ama 3 gün sadece diyor. perşembe bitecek bu ilaçlarla ilişkin. ayrıca tedavin de 2 aydan 3 aya çıktı diyor. her kullandığın benzoyu onarmamız gerektiğini sana söylemiştim, bunu ay sonunda ödemen gereken kredi kartı borcu olarak düşün, diyor.

13 ağustos perşembe. umarım gözümdeki yaş kurumuş olur. mutlu perşembemizde biraz da olsa mutlu olurum.

3 gün odamda yatabilmem için annemin tek şartı ise; doktor sonrası bugün alışveriş yapmak için gezmek oldu. ikea’ya gidip karyolamı ve yatağımı aldık. şimdi de başka bir alışveriş merkezinde geziyoruz. az önce bu oyuncaklara baktım:

IMG_0098

yeni odama yeni bir oyuncak çok güzel olurdu ama öyle bir haldeyim ki, yıkanamıyorum bile. tüm dünya ile bağımı kopardım. aklımın tamamı şu an üzümlü kekimle. kafamdan planlar yapıp yapıp vazgeçiyorum. ankara’ya gidip evinin önünde onu görene kadar durmayı düşündüm. anneme ankara’da resmi bir işim var diyip kaçtığımı düşündüm ama sonra orada bayılabileceğimi ve halihazırda derdi olan insanlara daha büyük dert olacağımı farkettim. zaten aramız iyi olsa bile beni eve almazlardı pandemiden dolayı. daha kendi ailem 1 hafta yazlığa sokmadı beni.

sana en kötüsü olsa bana ölmek yetmezdi. gittiğim dünyalarda bile sonsuza kadar ağlardım.

çocuk kalpli

bugün doktorum, ya ölseydi üzümlü kek diye avutmaya çalıştı beni. hayal edince bu sözler geldi aklıma. en kötüsü olsa, sadece intihar etmek kurtarmazdı beni. hiçbir mezar huzura erdirmezdi.

2020 başladığından beri çok kötü bir yıl ama çocuk kalbim sadece üzümlü kekim zarar görünce kırıldı. şunu da anladım: ne kadar basit şeylere üzülüp ağlıyormuşum. neler olurmuş meğer. ne acılar yaşarmışım. daha neler varmış…

çocuk kalpli

3 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Eski Yeni... dedi ki:

    Yıkanamamak. Offf. Bunu bir yerden tanıyorum. Kaç gün oldu?

    Beğen

    1. Çocuk Kalpli dedi ki:

      Üzümlü Kekimin haberi ulaştığından beri yıkanmadım. Yarın 1 hafta olacak. Kendimi bir türlü ikna edemedim. Berbat haldeyim. Yüzümü bile yıkamıyorum kendimi görmemek için. Ama toplar o grup ilaç, zaten böyle zamanlar için varlar. Sanırım ilk defa hakkı ile kullanacağım.

      Liked by 1 kişi

      1. Eski Yeni... dedi ki:

        Bilirim. Yarın yıkanırsınız inşallah. Üzülmemeye çalışın, yaşıyora, hala hayattaya inanın.

        Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.