this is the last time.

bu sabah valizimi hazırlarken bir baktım bir şeyim eksik. benim pasaportum yok! türkiye’ye gidiyorum ama benim pasaportum yok! becca’yı aradım, bilin bakalım becca nerede? şehir dışında ve pasaportum ofisindeki odasındaki kilitli çekmecede. şu an bir çözüm üretmeye çalışıyoruz. yani umarım hala türkiye’ye gidiyorumdur.

yazının fotoğrafı, neowise’ı, en iyi görüntülememiz ama üzerinde çok uğraştık. 21 tane fotoğrafı sequator programı ile birleştirdik bunun için. yıldızları çevresinde topladık bir nevi. bu yazın hatırası olacak.

birazdan arabamla bu şarkıyı dinleyerek şehir merkezine gideceğim. arabada hız yaparken, dinlenebilecek en iyi şarkı bence “this is the last time”

dün eşim kullanırken arabayı, en güzel yerinde trafik sıkıştı. en sonda şarkının nakaratına son kez başladığı yerde trafikte durduk böyle. hevesimi alamadım.

“This is the last time
That I will show my face
One last tender lie and
Then I’m out of this place
So tread it into the carpet
Or hide it under the stairs
Just say that some things never die
Well I tried and I tried”

“bir terkediş, bir bıktım her şeyden, yeter gidiyorum artık, yıllar her şeyi düzeltir, bu da geride kalacak elbet” şarkısı. ruh halimi yansıtıyor bugünlerde. sürekli dinliyorum.

başka vedalar da zor bugün. dün gece kuşlarımla oynadım. çok üzgünüm onlardan ayrılacağım için. bana alışıklar, hergün onlarla konuşmama alışıklar. şimdi eşimin ailesinin evinde hep kafeste duracaklar. biz evde hiç kapatmıyoruz kafesin kapağını, istedikleri gibi yaşıyorlar ama eşimin ailesinin evinde köpek var ne yazık ki. yer onları. o köpek her şeyi yer. eşim 1 ay sonra gelip kurtaracak onları. o da dağlara atıyor kendini. dağa tırmanma kısmını ben de seviyorum aslında ama çadır olayı bana göre değil. duş alamama, birkaç gün kendi çamurun, toprağınla uyuma fikri pek bana göre değil. bir de sakarın allahıyım. yüz yolda düşen biriyim. canım hep tehlikede yani dağda.

sincaplarımı komşumuza havale ediyorum. o da seviyor onları allah’tan. yoksa çıldırırdım.

gidip şehir merkezinde kahvaltı yapayım, biraz dolaşayım içinde, bir daha ne zaman döneceğim kim bilir.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.