after many moons.

ludington gezisi kaslarımın canına okumuş. dünden beri yatıyorum ve çok derin uyuyorum. sabaha sincap ısırığı ile başladım. gözüm yarı açık şekilde camdan fıstık uzatmaya çalışırken elimi kaptı hayvan. parmağımı fıstık sandı sanırım. ısırdı parmağımı ve kendine çekmeye çalıştı. kendime geleyim koşarak urgent care’e gideceğim. mutlaka bir aşı olmam gerekiyordur. kimseye söyleyemiyorum da korkudan. bir daha izin vermezler sincap beslememe. gizli gizli halledeceğim bu yüzden.

bir yandan da becca ile mesajlaşıyorum. benim için endişeli ama ben merak etme endişelenecek bir şey yok, iyiyim, her şey süper, diyorum. (az önce sincap ısırdı hastaneye gitmek üzereyim!) dün galatasaray maçı olduğunu farketmiş ve eve gelmiş izlememe engel olmak için. hiç üşenmiyor da, hangi gün maç var biliyor. ben ise horul horul uyuyordum. zaten izleme isteği de yoktu içimde. maç var diye hiç heyecanlanmamış, üzerine düşünmeden yatağımın üzerinde uyuyakalmıştım. becca’nın olayı bilip bilmediğine gelince, hayır bilmiyor. asla da anlatmam. üzümlü kekimi en çok seven papaz arkadaşım emanuel bile ona çok kızdı, becca daha kötü bir tepki verir. bir de ona söz vermiştim bir daha mesaj atmayacağıma, hakkında araştırma yapmayacağıma dair. doğum günü hediyesi olarak benden bunu istemişti. çok kırılır.

sincabın ısırdığı yer acımaya başladı…

bugün günlerden perşembe bir de. üzümlü kekimle bayramımız. bu nedenle sincaplar için bahçemde metrekareye düşen fıstık sayısının en çok olduğu gün ve bugün ısırıldım.

ah diyorum sadece!

olaydan 1 hafta sonra, bir sürü ay doğan gecenin ardından, hislerim ise şöyle:

bu sabah rüyamda konuştuğum şeyin aslında kalbi olduğunu hatırladım. bak bunu unutmuşum mesela. ben onunla değil, kalbi ile konuşuyordum ve kalbinin onu ikna etmesini umut ediyordum. bu bilgi yok olmuş. birden bire, onunla konuşuyorum rüyalarımda gibi gelmeye başlamış. yine de zordu, her dediğini yapıyordum ve bana gel yarın, demişti rüyamda. şaşırmış olmalı. ben de yine rezil olmuş. tek söyleyebileceğim, bu sefer de olmadı.

üzerine çok düşünmeyeceğim. düşünsem de ne olduğunu bulamıyorum zaten. yarın frankenmuth’a gidiyoruz. bugün de uyurum yarın ayık kalabilmek adına ama yarından itibaren yine üzümlü kekimin istediği düzene geçerim. pazartesi de işe dönmek istiyorum. çünkü uçak durumuna göre türkiye’ye erken gitme durumum olabilir.

bugün üzümlü kekimin doğum günü kartpostalını da göndereceğim. kartpostal devri kapanıyor böylelikle ama kitaba geçiliyor. yine bir şeyden diğerine geçiyoruz. bilen bilir, bir üzümlü keki ancak böyle terk edebilirsiniz.

onun yanından ayrılıp, başka bir onun yanına giderek.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.