ludington, mi.

dikkatimi bir şekilde dağıtmam gerekiyordu. bu yüzden michigan gölünde yüzmek için batıdaki, ludington şehrine gittim dün. iyi geldi. sincaplarım fıstık ver diye camı kırmasa uyanacak halim yok bu sabah, o kadar çok yoruldum ve bayağı da geç döndük ama değdi gerçekten. iyi hissediyorum. içimdeki fırtına dindi gibi.

IMG_8575

düşünülenin aksine michigan’da yaz, gerçekten yazdır. kışın norveç gibi olsa da yazın değildir, özellikle temmuz-ağustos’ta hava aşırı ısınır. kendinizi mutlaka sulara atma ihtiyacında hissedersiniz. tatlı suyu olan michigan gölü bir denizi aratmayacak büyüklüktedir ve aynı bir deniz kıyısı gibi sahil ve kumlara sahiptir. bir de çok fazla insan olmayınca, tadını doya doya çıkarabildiğiniz bir yere dönüşür.

arabayı istediğin yere çekersin:

IMG_8604

içine atlarsın:

55C7F2A9-4B37-4743-868F-82E7BE39BAD1

tadını çıkarırsın:

86039A47-01E6-42E7-BA8D-9F9CB60FD50F

aslında sadece yüzüp geri dönecektik hesaplarıma göre ama tabi eşim yine bir yerlere tırmanma, yürüme planları yapmıştı. ludington state park’ı baştan başa yürüdük.

24915E55-BC8C-475A-9A64-54828A742C75

bu şirin deniz fenerinde izledik güneşin batışını…

B3B6463C-54D9-4DE3-972A-DF427576D5B8

güzeldi ama ısrar etsem onca duş almama rağmen, hala bir yerlerimden kum çıkacak gibi hissediyorum. bugün de tüm gün uyurum muhtemelen. şu an uyandığımı bile düşünmüyorum zaten. böyle bir yanım hala uyuyormuş gibi ama dediğim gibi iyi oldu, yatağın üzerinde sabit bir şekilde oturup, kötü şeyleri düşünmekten uzaklaştırdı biraz da olsa beni. biraz daha sakin bakıyorum. bir de kardeşimle konuştum. doktor olduğundan olaya biraz daha dışarıdan bakabiliyor. son nöbetlerimi beklediğini söyledi. dediğine göre doğum günümden beri iyi değilim. yeni yaşa girmek beni paniğe soktu. bekliyordum bir şey olacağını, insanlar da huzurunu bozmuştur ama senin hali hazırda kötü bir ruh halin de vardı, diyor. üzümlü kek senin de mi rüyana giriyor diyecektim. diyemedim tabi. üzümlü keki sevmiyor kardeşim ama bilmeden üzümlü kek’e çalışmış oldu böylelikle. sonra blog yazılarımı okudum. gerçekten de bir olumsuzluğun içine girmiştim yaş alınca.

her şey de harika gidiyordu. en çok buna üzülüyorum zaten. üzümlü kekin kuralları sayesinde sağlığıma kavuşmuştum. birisinin beni yönetmesine ihtiyacım vardı ve en sevdiğim insan yönetiyordu, bu yüzden başarılı da olmuştuk. bana sözü geçiyordu. çok da emek harcadı. gerçek hayattaki umursamaz, değer vermez halinin tam tersi bir  şekilde benimle uğraştı. türkiye’ye gitmeden yine o halime geri kavuşmaya çalışacağım sanırım. zaten gökgürültüsü de ufak ufak başladı yine. hissediyorum şu an yumruklarını sıkıyor. mevcut durum yüzünden çok üzerime gelemiyor, rüyalarımda çok sıkamıyor ama onu birazcık tanıyorsam, biraz daha aynı şekilde devam ettiğimde, şu işten, ondan özür dileyerek, yalvararak çıkarım. canıma okur.

dediği gibi ilk kez kavga etmiyoruz zaten. umarım son da olmaz.

işte tam olarak böyle bir şey.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.