mana mana.

yine sızmışım. dün kar yağdı ama öyle çok yerde kalan türden bir kar değildi, ben gene de koşmaya karar vermiştim. eşim bari güçlendirici vitamin takviyesi al, soğuk algınlığına yakalanmazsın en azından gel onu iç önce diyince, biraz oturduk konuştuk onunla. ona söylediğim şeyleri düşünmüş. gerçekten şu an bize bir şey olsa, sürekli 2 yıl boyunca sıktık kendimizi, öyle pişman ayrılacağız ki şu dünyadan…

söylediklerim mantıklı gelince, en sonunda koşu işini kabul etti. ama çıkamadım sonra. dün erken kalktığımdan mı bilmiyorum, 3.05 mesajını attıktan sonra sızmışım. bugün uyandım. uyanır uyanmaz da çatıya attım kendimi, gökyüzünün pembesini ve morunu yakalamak adına.

IMG_6142

her ne kadar yine uyuyakalsam da 30. gün. gerçekten ne yatağa uzandığımı hatırlıyorum ne de pijama giydiğimi. iyi uyumuşum ama, sakinleşmiş ve dinlenmiş kalktım.

dün mutlu perşembe’ydi ve ben üzümlü kekime bu 3.05’i yazmıştım:

öyle bir yere geldi ki içimdeki bu sevgi, seni daha önce, böyle sevmediğim her gün için, kalbimden utanacak duruma geldim. eskiden seni anlattığımda, ezberden seviyordun, demişti, emanuel. gerçekten ezberden seviyormuşum. içimde bu sevgi hep varmış ama onu olgunlaştırmak adına, hiç zaman harcamamışım. 

mutlu perşembemiz bir kere daha kutlu olsun.

çocuk kalpli.

büyüdüğüm bazı yanlarım var. 35 yaşıma geldiğinde insanların birbirlerine seni seviyorum demediğini, bunu ona ya hissettirip ya da gösterdiğini öğrendim. emanuel ile arkadaşım gittiğinden beri dertleşiyoruz, her zaman bir şeyler anlatırım ona arkadaşıma ilgili. arkadaşımla diyaloğa girmeye çalışır, ilk olumsuzlukta onun yanında alırdım soluğu. seninki ezberden maval okumak diyordu. neden diyordum, samimi olsan, seni, sahte hesaplar açtığın için terkeden bir insana ulaşmak için sahte hesaplar açmaya devam etmezsin, gider kapısının önünde yatarsın seninle konuşması için, demişti.

şu an olsa yaparım ama o zaman yapamazdım, gerçekten ezbereydi o sevgi. o yüzden diyorum hiç sevmemişim. o da iyi ki bloke etmiş o mesajları. çünkü cevap verse, karşısında yine o ezbere sevgiyi bulacaktı ve siniri bozulacaktı. bazen sadece doğru zaman sanırım. doğru zamanın gelmesi gerekiyor güzel şeyler için.

lakin zaman, bugünlerde bilinmez bir kavram olmaya başladı. arkadaşıma yazmak istediğim kartpostallar var, 1-2 yıl sonra ise bu blog’daki şeyleri toparlayıp ona kitap olarak gönderme planım var. lakin zamanım var mı gerçekten?

böyle kimsenin içi kararsın diye yazmıyorum ama sanırım bugün bloğumu güvendiğim birine miras olarak bırakacağım. kendi yetiştirdiğim bir çocuk var. şu an karayipler’de yaşıyor. oraya benim projelerim aracılığı ile gitmişti. yazın libya’ya giderken, ben birinin peşinden gidiyorum bana bir şey olursa bir arap’a aşık olduğumu söyle herkese, demiştim. tamam demişti. şimdi bloğun adresini ve arkadaşımın bilgilerini paylaşacağım. bana bir şey olursa arkadaşıma ulaştırsın.

kız kardeşime inanamıyorum. yine şu an bipolar ataklarından birini geçiriyor ve gidip, başka bir köpek daha sahiplenmiş sokaktan. bunu güya yazlıkta besleyecekmiş. tatlı da. şuna bak. mana mana şarkısının üzgün mana mana’sını diyor şu an sanki.

WhatsApp Image 2020-04-09 at 1.04.54 PM

yaklaşık 16 saat uyudum ama hala uykum var hala ya. çıkar biraz yürürüm sanırım.

sevgiler,

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.