her şey sensin.

bu bloğu, bu fotoğraftaki arkadaş eşliğinde yazıyorum. bu eve geldiğimde mutlaka benim kucağıma oturuyor. üzerine bilgisayarımı koydum blog giriyorum:

IMG_5435

sanırım tüm canlılar sevdiklerinin kucaklarını sevip, orada huzurla uyumak istiyorlar. uyuyor şu an:

IMG_5440

dün gece rüyamda ben de arkadaşımın kucağında uyuyordum. tam uyumak gibi değildi, hala onu duyabiliyordum. gerçek hayatta uyanık kalırsam bunu her gece yapabileceğimizi söyledi.

ben de uçarak kabul ettim tabii ki. uyumamak için yeni bir motivasyon oldu bana. sabah uyanık kal, gece ödülün o olsun. hatta bu motivasyonla bahar nevresimlerimi bile değiştirdim. bugün bana bahar geldi.

IMG_5428

lakin becca telefonumu ve bilgisayarı elimden almasaydı, yine hiç olacaktı uyku perhizim. playstation sisteminde web browser’i açıp sadece twitter yorumlamarını okumama rağmen aşırı gerildim ve heyecanlandım. çok daha rahat geçer diye düşünmüştüm ama öyle olmadı bildiğiniz gibi. ben de bu 3.05’i yazdım öyle olunca:

keşke futbol maçı izlemek yerine senin kucağında uyuma şansım olsa. galatasaray’dan da vazgeçerim o gün. zaten o an mutluluktan öleceğim için hayatımdan da vazgeçmiş oluyorum aslında. yalın’ın dediği gibi sanki;

her işte bir hayır, bu işte hepsi sensin…

çocuk kalpli (bu 3.05’i playstation’ımdan atıyorum üzümlü kekim)

tabi üzümlü kekim gerçek hayatta bunu duysa, “senin benimle ilgili tek hayalin bu mu, şuna bak hayallerde bile uyuyor, ruh hastası, git yerine yat!” derdi kesin. tek hayalim bu değil tabi, zaten sadece uyumak değil burada bahsettiğim şey, bir kere tadını aldığınızda vazgeçemeyeceğiniz bir güven duygusu. ben bunu başka kimseyle yapamıyorum. onun asla anlayamacağı türden bir şey ama görünenden çok daha fazlası benim için.

hayal meyal hatırladığım bir anımız var arkadaşımla. ponyo adında bir çizgifilm izlediğimizi hatırlıyorum, zaten hatırlamamın tek nedeni çizgifilm olması muhtemelen. uyuyakalmıştım. kalmamam mümkün müydü? en sevdiğim şeyin kucağında çizgifilm izliyorum. rüya bile gördüm sanırım.

güvende hissediyordum onunla. bedeni beni rahatsız etmiyordu başka insanlar gibi. sonra biz ponyo olduk zaten. anime olarak kartpostallarda geziyoruz artık.

becca bundan sonra haftasonları alacağım bu bilgisayarı da telefonu da diyip geri bıraktı ikisini. hayır hiç üşenmiyor da, 2 çocuğu var ama hala benimle uğraşabilecek zamanı bulabiliyor.

dediğim gibi bugün bana bahar geldi. hep evde olmama da gerek yok, çıkıp dolaşabilirim sanırım. yaşadığımız alan yeşillik büyük bahçelerden oluşuyor, herhangi bir insan en kalabalık zamanda bile yok. günlük ofis işlerimi bitirdikten sonra uzun yürüyüşler yapabilirim. bu yataktan da uzak tutar beni. akşama ödül olur gerçekten bazı şeyler.

mutlu geceler,

ps: ama sana mutlu uykular üzümlü kekim.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.