hesapsız, kitapsız, küçük bir kız çocuğu gibi..​.

sonra yeniden kağıdı kalemi elime aldım. arkadaşıma göndereceğim kartpostalların planlamalarını yaptım. bir süre önce üzerinde adının ve adresinin yazılı olduğu zarflardan bastırmıştım zaten. pazartesi günü de en son görselimizi kartpostal haline getireceğim. az önce başladım yine kurşun kalemle pratik yapmaya. gözlerim doldu yazmaya başladığımda. çünkü bildiğiniz gibi büyük hayaller ile gönderdiğim son kartpostal bana geri döndü:

IMG_4896

aslında bunu gene de göndereyim diye düşündüm ama kötü bir şeyi ısıtıp, yeniden önüne getirmek gibi olacaktı. rüyamda gördüğüm, bana söylediği gibi o da üzüldü bence. hatta çok üzüldü. emanuel birgün hata yaptığını anlayacak demişti, bence yaptığı an çoktan pişman oldu bile. ne kadar kızgın olursa olsun noel’de benim kalbimi kırmak isteyecek en son kişidir arkadaşım. o gün nedeni neydi bilmiyorum ama birgün bir araya gelsek hesabını sormam bile o günün. hep diyorum ya hesapsız, kitapsız, küçük bir kız çocuğu gibi seviyorum diye. öyle, ona olan sevgim, her şeyin üzerinde. kıçı kırık bir kutu geri döndü diye onu hırpalamam. zaten daha iyisini yapıyorum. aynı rüyada bana maddi bir şeyi kabul edemeyeceğini de söylemişti. kartpostallar buna dahil değildir umarım, eline geçince amerika’da bu işler ucuza yapılıyordur belki diye düşünür. abartmıyorum, teki 200 dolara çıkıyor. yapan kıza mesaj attım bugün, sürekli müşteriyim, 6-7 tane kart yaptırıcam, yap bir şeyler de alalım diye hahahah.

yeni siparişi de verdim. aynı kartpostalda çocuk kalpli yatağında uyuyor, arkadaşı da sırt çantasını almış yolculuğa çıkıyor. bunun için hangi 3.05 kullanacağıma henüz karar vermedim ama en çok beğenenlerden biri olur. taht 3.05’i olabilir.

“yatak insanın tahtıdır bana göre. bir süre öncesine kadar “ben bu tahtta bir seninle bir de eşimle uyudum ve benim tek özel hayatım buydu” diye içimden isyan ediyordum sana. bugün yeniden düşündüm de, sen benim dışımda, çocuk kalpli birini yatağına almıştın sanki. ya da gece gündüz başka arkadaşlarınla uyuyordun. hep böyle sonradan anlarım işte. şimdi, kendime çok kızıyorum 10 dakika da olsa uyuma taklidi yapıp o anın tadını çıkarmak aklıma gelmediği için. lakin bunu da yeniden düşündüm. o kadar huzurluydu ki yanın, o kadar huzurluydu ki senin tahtın, sarhoşmuşum gibi gözümü açamazdım.​”

ama küfreder diye de korkuyorum. “bak hala yatak, yorgan diyor, ben seni uyuduğun için terketmedim mi, hiç değişmemişsin, hala aklın fikrin uyumakta, oyuncak ayın değilim ben senin, git defol “ gibi istemediğim ama olması muhtemel bir tepki de verebilir. rüyalarımda bile bazen beni bulup kızıyor uyumama, kalk diyor. o yüzden kız çocuğu 3.05’i daha mantıklı.

bugün bir arkadaşımın kızı, en yakın arkadaşı onu terkettiği için ağlıyordu. onu teselli etmek için arkadaşının adını sordum. bilmiyorum ama o benim en yakın arkadaşım, dedi. sanırım yanında o kadar mutluydu ki arkadaşının adını sormak bile aklına gelmemişti. işte ben de böyle sevdim seni. kim olduğunun farkında olmadan. kim olduğumun farkında olmadan. hesapsız, kitapsız, küçük bir kız çocuğu gibi..​.

ama uzun bunlar. bu, el yazımı küçültmem ve çok daha fazla pratik yapmak zorunda kalmam demek. allah büyüktür diyorum sadece. en azından zarfı hallettik, bir de zarfın arkasını yazsam hepten zor olacaktı.

IMG_4890

arkadaki kırmızı saksı, eşimin sevgililer günü hediyesi. dün akşam dışarı çıkamayacak kadar yorgundum, eve gelip yattım direk, o da odama bırakmış hediyesini.

öyle işte, yeniden kalemi kağıdı aldım elime. daha güzelini yapacağım kendimce. bir de mart ayı boyunca 31 gün öğle uykusuna yatmama gibi bir planım var paskalya zamanı. arkadaşım için uyku orucu tutacağım. 40 gün normalde ama arkadaşımı simgeleyen 31 sayısı kadar uyumamak istiyorum. bunu dün becca’ya söyledim. öyle mutlu oldu ki, 10 gün bile başarsan benim için yeterli, dedi. arkadaşım ruhunu gönderiyor bazen buna sanki, o kızıyormuş gibi kızıyor bana.

çıkıp biraz yürüyeceğim sanırım. aslında tüm haftasonumu futbol maçı izleyerek geçirecektim, hatta iptv bile aldım ama içimden gelmedi izlemek. yarın galatasaray maçını izlerim sadece. hatta onu bile izlemesem iyi olur çünkü haftaya fenerbahçe – galatasaray maçı var, malum hafta geldi yine, yarın panikler ek sakinleştirici alırsam, haftaya bana bu maçı izletmezler.

dışarı çıktım,

sevgiler,

çocuk kalpli