haram geceler.

bugün de ona ne olduğu hakkında bir bilgi ulaşmayınca sabaha ağlama krizi ile başladım. eminim sesimi tüm yenifoça duymuştur. ondan sonrası biraz bulut. gözümü az önce açtım ama hastaneye gidip gelmişiz aslında. oralar yok bende. artık ne yapıldıysa sakinleştirmek için. orası yok. olay 6 ağustos salı günü olmuş. yılın tek kötü günü varsa benim için,…

kanatsız meleğim.

biraz ısrar edince, ortak arkadaşımızın benden bilgi kaçırdığı ortaya çıktı. söylemek istemiyor, anlatmak istemiyor bana. çünkü biliyor çıldıracağımı. ortak arkadaşlarımız arasında en anne kalplisidir o. zar zor ekran görüntüsü attırıyorum ve bağırarak ağlamaya başlıyorum. dayanamıyorum artık. çünkü mesajda plastik cerrahtan yardım aldığı, patlamaya sadece 1-2 km uzakta olduğu yazıyor. bir şey nefes almama engel oluyor…

cunda adası, ayvalık.

öğlen 12’de farkettim bugünün mutlu perşembemiz olduğunu. telefonumda mesajlar birikmiş, çok kızarsın evli olduğuma ama evli olduğum hiç aklıma gelmemiş bile 2 gündür. yüzümü yıkamamışım, yemek yememişim, duş almamışım. hayat öyle durmuş sana ağlarken. demiştim mahvolurum diye… çocuk kalpli çok gücüme gitti üzümlü kekimin bu hali, yine de gözyaşları içinde benden istediği şeyi yaptım ve…

“olan masumlara oldu”

ağlamaktan kör oldum. gözlerimi açtığımda karşıyı göremiyorum birkaç saniye. dünden beri yaşadıklarını hayal etmeye çalıştıkça gözyaşlarımı durduramıyorum. keşke sana sarılabilsem ve geçti diyebilsem şu an. o patlamayı beraber yaşasaydık keşke. keşke yanında olsam. bir sürü “keşke” yine bugün… çocuk kalpli beyrut patlaması gibi olaylardan sonra hep söylenen bir laf vardır: “olan masumlara oldu” ilk defa…

ulaştım.

mahvoldum şu an. üzümlü kek’ten haber geldi. instragram’daki mesajına ulaştım. paramparçayım. oturdum hüngür hüngür ağlıyorum. yakalanmış patlamaya. iyiyim yazmış ama patlamaya yakalanan bir insan ne kadar iyi olabilir. güçlü görünür ama değildir. o da oturmuş ağlıyordur şu an. yaralanmış bile olabilir. yazmamıştır insanlar üzerine gelmesin diye. yazarak rahatlamaya çalışıyorum ama yazdıkça daha da fenalaşıyorum. çocuk kalpli…

seni çok seviyorum üzümlü kek.

hayatımın en zor gecelerinden biri. beyrut’taki patlama sonrası ne yazık ki yine nöbet geçirdim. son hatırladığım şey, bağırarak ağlamamak için kendimi tuttuğum. hayatta daha çaresiz bir anım olmamıştı. nasıl olduğunu ona sordum, kardeşine yazdım, ortak arkadaşlarımızdan birine yazdım, emanuel’e yazdım ve kimseden bir cevap alamadım. sonra kendimi kaybetmişim. annemler uyandırıp ilaç vermişler sadece. meğer annem…

hayaller üzümlü kek ama gerçekler, gerçek üzümlü kek.

içinde sen olan hayallerimden bile vazgeçtim ama senden vazgeçemedim. çocuk kalpli çok hastayım. uzun süre olmuştu böyle sinüzitten düşmeyeli. annem iyileşmek için hangi yemekleri istersin, dedi. patlıcan musakka ile üzümlü kek istedim. üzümlü kekim az önce çıktı. ne derler bilirsiniz, hayaller üzümlü kek ama gerçekler, gerçek üzümlü kek. yiyip iyileşmeye çalışıyorum çünkü yarın ayvalık’a gidilecek. bir…

rafadan tayfa.

kadınlardan ve salı günlerinden çok çektim. rüyamda üzümlü kek, gerçek hayatta ise annem canımı okudu yine bu salı. alışma devresi çok uzadı, ne zaman yattığın ne zaman kalktığın belli olsun diye, aldı beni izmir’deki kardeşimin yanından. şimdi battal bey ile birlikte salonda yatıyoruz. bundan sonra erkenden kalkıyorum zaten çünkü yeğenim trt çocuk açıyor sabahları. ben…

kırmızı.

hiç üzülme, yanımda olsa, ancak bu kadar olurdu dediğim bir hayatı yaşıyorum kalbin sayesinde. çok da kötü değil hayatım.  hala çok şanslıyım çünkü her şeyin içinde hala biraz sen varsın… çocuk kalpli bugünden itibaren yazlığımıza taşınıyorum. henüz odam bitmedi ama annem yanında istiyor. salondaki koltukta yatıracak beni. öyle çok büyük değil yazlığımızın içi, 2 yatak…

battal bey de çok pis tatilci çıktı.

benny’in yoğun ısrarı üzerine muğla’nın diğer koylarını gezmeye devam ettik bugün. battal bey de çok pis tatilci çıkınca, her yerde durduk. öyle olunca, bugün yine canı çıktı çocuk kalpli’nin. bugün yüzmeyi çok tercih etmedim sırtım yandığı için. ayaklarımı soktum suların içine. manzarası güzel yerlerde yürüyüş yaptım… çok yorgunum ama ailemle vakit geçirdiğim için çok da…

ölüdeniz, fethiye.

bugün, üzümlü kekimin: “gez, sonra daha çok gez, sonra daha çok” felsefesini kendiminki ile birleştirip ölüdeniz’in bazı koylarını gezdim. birkaç koydan sonra içerisinde en çok aktivite olan, st. nicholas adasında, kullanabileceğim tüm oyuncaklara bindim kardeşlerimle. burası türkiye’nin cenneti gerçekten. ölüdeniz’i çok seviyorum. bu yer, üzümlü kekim ile beraber ziyaret ettiğimiz için benim için her zaman…

mutlu bayramlar ve iyi ki doğdun üzümlü kek.

nasıl derler bilirsiniz; bugün bayram, erken kalkın çocuklar! ama çocuk kalpli erken kalkamadı tabi. tüm ailesini deli etti. yola da geç çıkıldı. neyse ki vardık. şu an otel odasında battal bey ile dinleniyorum. çok yorucu bir yolculuk oldu. hem köpek hem kuşla, arabanın arka koltuğunda geldim. battal bey hala rahat vermiyor hatta. “beni sen çağırdın,…

ben yoldan gönüllü çıktım.

bugün içimde kavga eden kimse kalmadı. kendim, kendimle kavga ediyordum zaten. şeytanım meleğimi dövüp duruyordu. ilk gün itibarı ile iyi geldi antipsikotik. tüm düşünceler çıktı kafamdan. tüm gün yatacaktım ama bayram nedeni ile duvar ustası bulamayınca, odayı tamir etme işi, kardeşimle bana kaldı. strafor arıyorum sabahtan beri. izmir’de olduğumdan satın alma işleri ile ben ilgileniyorum….

temmuz doğum günü.

michigan’dan gelince, izmir daha bir sıcak sanki. dün 40 dereceyi gördük ki ben 40 dereceyi en son ne zaman görmüştüm, hatırlamıyorum bile… dün, nihayet buradaki doktorumla görüştüm. beklediğimden çok daha iyi geçti. 5 yıl önce, karşıma çıktığında ruhen bitmiştin, bu sefer sadece fiziksel olarak bitmişsin ve ağır bir depresyona girmişsin ama şartlar göz önünde bulundurulduğunda…

foça, izmir.

ailemin çocuk kalpli yazlığına ulaştım ama önlem amaçlı onlara sarılamadım ve kardeşimin izmir’deki evinde kalıyorum şimdilik. tuhaf bir şekilde amerika’dan türkiye’ye ateşim bile ölçülmeden sokuldum, sadece izmir aktarmasını yaparken ateşim ölçüldü. anneme sarılamadım bile o yüzden. yazlıktan içeri de girmiyorum, sadece arka bahçesinde oturuyorum. 7-10 gün böyle olacak sanırım. babamın ciddi kronik rahatsızlıkları var. türkiye’de…

sefa düşkünü, tatilci benny!

yabancı biri ile evli olmak çok eğlenceli bir şey bazen. her zaman gülecek, birbirinize öğretecek yeni bir şeyiniz oluyor. size komik gelmeyen şeyler ona çok komik gelebiliyor. ben bir keresinde ona “battal bey mutlu olunca guuuur diyor” demiştim. o da bunu “gur deyo” olarak telafuz etti. ondan sonra ne zaman sevimli bir şey görse, o…

good bye budgies!

türkiye’ye uçuş günü. şu an ne kadar şükretsem az, çünkü uzun süre evime gidemeyeceğimi düşünüyordum. hala varmış sayılmam ama en azından yola çıkıyorum. az önce budgies’leri eşimin annesinin evine bıraktım. ağlayacaktım nerdeyse. nereye giderseniz, oradan ayrılmamak istiyorsunuz. aynı şeyler buraya dönerken de olacak. bu arada arabamın fotoğrafını sevimli olduğu için paylaşıyorum iki de bir. arabamı…

şaka gibi şu olanlar.

dün gece iyi uyuyamadım üzümlü kek’ten kaçarken. ne zaman rüyamda karşıma çıksa, kendimi uyandırdım. bu sabah şehirde dolaşıp, üzerine bir bira içince, valiz hazırlarken uyuyakalmışım. en son yatağımın üzerinde tişörtlerimi katlıyordum. nöbet geçirmiş de olabilirim. her zaman sıvı gelmiyor. eğer üzümlü kek ile bugün bir kavga etseydik, ancak bu kadar gerçek olabilirdi. soruluyor tabi içilen…

grand rapids, mi.

bildiğiniz gibi ben grand rapids’te yaşıyorum. michigan’ın en büyük şehirlerinden biri ama eğer istanbul gibi bir şehirden geliyorsanız “bir allahın kulu yok mu burada” diye bağırasınız geliyor sokağın ortasında. yok çünkü. birkaç nedime düğüne gidiyordu, kim evleniyor diye sorsam, gelini veya damadı bir yerden çıkarırım. o kadar küçük gerçekten grand rapids. türkiye’ye gitmeden önce biraz…

this is the last time.

bu sabah valizimi hazırlarken bir baktım bir şeyim eksik. benim pasaportum yok! türkiye’ye gidiyorum ama benim pasaportum yok! becca’yı aradım, bilin bakalım becca nerede? şehir dışında ve pasaportum ofisindeki odasındaki kilitli çekmecede. şu an bir çözüm üretmeye çalışıyoruz. yani umarım hala türkiye’ye gidiyorumdur. yazının fotoğrafı, neowise’ı, en iyi görüntülememiz ama üzerinde çok uğraştık. 21 tane…

dondurma ile bitti.

ludington’ı seviyorum. sporcu, genç bir ruhu var bu yerin. hiç istemeden bile gelseniz, mutlaka içine alıyor sizi. harekete geçiriyor. aslında unicorn’numa  güvenerek gelmiştim. yüzecek, kulaç atacak halim yoktu, üzerine oturur serinlerim, dedim. hatta tişörtümü bile çıkarmadım üzerimden. sonra eşim devirdi beni suyun içine. yüzeceksin, bugün yüzülecek diye bir türlü rahat vermedi. uzun zamandan beri ilk defa…

bir michigan değil tabi.

gün ağarıyor. son 2 gün. heyecan dorukta. daha iyi gibiyim bu sabah. en azından kendim uyanabildim. otizmlilerin genelde oluyor epilepsisi ama ben tam otizmli değildim. asperger olarak geçiyordum ama tanımların da hiçbirin anlamı yok aslında artık. rüya görmemeye, özellikle üzümlü kekime rastlamamaya çalışıyorum ama o yakalıyor tabi isteyince. iyi olmanı istiyorum, her dediğimi yap, dedi…

naaman.

artık izmirli olacağımız fikri beni çok mutlu ediyor. foçayı ilk gördüğümde sevmemiştim aslında. hep böyle ummadığınız yerlerde çok mutlu olursunuz ya, o kadar mutlu olmak istiyorum. az önce valizlerimi hazırlarken çocuksu kıyafetlerimi de koydum içine. rahat rahat giyebileceğim foça’da, kimse garip bakmayacak, arkandan konuşmayacak.  çocuk gibi gezeceğim sokaklarında… zonguldak’ta böyle olmuyordu. insanları görmemek için dışarı…

hiç gelmez artık umarım.

bugün boynuma profesyonel kamerayı takıp, şehir merkezini kare kare fotoğraflayasım var. eşim de benimle gelir muhtemelen, her ne kadar yataktan çıkmama sevinse de bir yerde yorulursam diye yanımda gezmek ister. neden bilmiyorum şehir merkezine çok gitmiyoruz. daha çok gitmeliyiz aslında. yarın da ludington’a bir kere daha yüzmeye gideceğiz gitmeden. cumartesi günü bir şey yapmayız sanıyorum….

bitti.

sonra ne mi oldu. çocuk kalpli bıktı, üzümlü kek’ten. artık başka keklerle oynayacakmış. öyle söyledi. çok yaralanmıştı, tam iyileştini düşündüğü an tekrar incinmişti üzümlü kek onu. dayanması mümkün değildi artık bu olanlara. artık başka şeyler olacaktı hayatında. bitti. çocuk kalpli

oyuncakların gücü adına.

şu an kaslarımın acısından ölüyorum. becca, eğer dışarı çıkarsan bisikletle, gelip yatağının yanında masal okurum, demişti. bu fırsatı kaçıramazdım. o yüzden evimizin yanındaki ormana atladım bisikletimle. bu da videosu. (becca, sahtekarın teki olduğumu düşündüğünden mutlaka kanıt istiyor) Masal teklifini kaçıramazdım. 🧸 pic.twitter.com/IIXY8obfZ6 — Çocuk Kalpli 🇺🇸 (@hep5yasinda) July 21, 2020 biliyorum senin de için rahat…

yüzsüzlük hapı.

aynı ruh, aynı hava. 20 gün sonra, yine elimde bir telefon, her an bloke edilmiş miyim diye kontrol ediyorum. saat başı dideral alıyorum. bu hapın “yüzsüzlük hapı” olduğunu okumuştum bir yerde. gerçekten öyleymiş. mesajlarımda uzun süredir gururdan, onurdan eser yoktu zaten. onları çok geride bıraktım ben çok sevdiğimi anlayınca ama son blokeden sonra bugün yazdığım…

moving on.

kadınlardan ve salı günlerinden çok çektim. üzümlü kekim yine çocuk kalbimi kırdı rüyamda. muhtemelen daha da kıracak çünkü ona yine mesaj attım. bu lübnan konusu benim için ciddi bir şey. bari şu instagram profilini public yap, oradan haber alayım, dedim. sonra güzel şeyler yazdım çünkü oyuncağınım demiştim ona bir kere, küsmem demiştim, istediğin zaman al oyna…

gidemezsin.

becca uğruyor bugünlerde. mutlaka zaman yaratıp geliyor yanıma. bugün, eğer öğlen vakti uyumaz, bir şeylerle meşgul olursan akşam 7.30’da masal okurum sana yatağının yanında, dedi ama kimseye söylemek yok tabi. sır. sadece bloğa yazıyorum. ben de aldım benim elemanları başladık arabamı temizlemeye, ona da fotoğrafını attım bak nasıl iş yapıyoruz diye. senden bir şey daha…

stuff we did.

gidişe 6 gün. çocuk kalplinin hazırlıkları başladı. her zaman ufak hediyeler alırım türkiye’ye gelirken. bu hediyelerin çoğu da annemedir. annem biraz farklı hediyeler bekleyen bir annedir. mesela michigan’da yediği reçellerden ister. kadın dünyaya reçel, marmelat yemeye gelmiş. koltuk minderi de aldım. umarım bunları yemez. bunlar da yalnızlık marmelatına… üzümlü kekime gönderdiğim tüm kartları, ufak bir…

bir noel var.

yeni bir oyuncağın ve pijamanın değiştiremeyeceği çok az şey vardır çocuk kalpli için. bunu bilen eşi hep bu hastane maceralarından sonra bunu çocuk kalpliye hatırlatır. bu seferki biraz komik de üstelik. haftasonu dinlenip, kendimi bununla michigan gölüne bırakacağım. agnes’in de dediği gibi, uni uni unicorn! (yumuşacık!) türkiye’ye gitmeden önce başka planlarım da vardı aslında. güya…